
Bu yıl 11’incisi Kenya’da düzenlenen Bizim Okyanusumuz Konferansı kapsamında yayımlanan “Ön Taahhütler Sonucu” raporuna göre, 104 ülke ve uluslararası kuruluş 6,4 milyar dolarlık finansman ile toplam 320 taahhüt açıkladı. Taahhütler, sürdürülebilir mavi ekonomi, sürdürülebilir balıkçılık, okyanus-iklim bağlantısı, deniz kirliliği, deniz koruma alanları ve deniz güvenliği başlıkları altında sıralandı.
Sürdürülebilir mavi ekonomi alanında Dünya Bankası 1 milyar dolar taahhütle kuruluşlar arasında ilk sırada bulunurken, 682 milyon 667 bin 161 dolar ile Kanada ülkeler arasında zirvede yer aldı. Sürdürülebilir balıkçılık kategorisinde Ocean Affairs Council 79 milyon 866 bin 406 dolar ile kuruluşlar arasındaki en yüksek taahhüdü açıklarken, ülkeler arasındaki en yüksek taahhüt 549 milyon 700 bin dolar ile İtalya’nın oldu.
Okyanus-iklim bağlantısında kuruluşlar arasında en büyük taahhüdü 9 milyon 960 bin dolar ile AB sağlarken, ülkeler arasındaysa 450 milyon dolar ile Kenya yaptı. Deniz kirliliği başlığında, AB 65 milyon 690 bin dolar ile en büyük taahhüdü verirken, İtalya 62 milyon 175 bin 199 dolar ile ülkeler arasında zirvede yer aldı.
Afrika çözüm ortaklarından biri haline geldi
Deniz koruma alanları kapsamında AB 58 milyon 590 bin dolar ile kuruluşlar arasındaki en yüksek taahhüdü açıklarken, Avustralya ise 68 milyon 679 bin 30 dolarlık taahhüdüyle ülkeler arasındaki en yüksek taahhüdü verdi. Deniz güvenliği kategorisinde, AB 18 milyon 840 bin dolarlık taahhüt ile ilk sırada bulunurken, Japonya ise 7 milyon 666 bin 666 dolarlık taahhüdü ile ülkeler kategorisinde zirvede yer aldı.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barbaros Gönençgil, konferansın çıktılarını değerlendirdi. Okyanus koruma tartışmalarının uzun yıllardır belirli merkezlerde düzenlenmesinin aksine 11. Bizim Okyanusumuz Konferansı’nın ilk kez Afrika’da yapılmasının anlamlı olduğunu belirten Gönençgil, etkinliğin okyanusla iç içe yaşayan insanların ev sahipliğinde gerçekleşmesinin konferansa başka bir boyut kazandırdığını söyledi. Kenya’nın ev sahibi olmakla kalmayıp önemli taahhütlerde bulunduğunu anımsatan Gönençgil, “Bu, Afrika ülkelerinin artık sadece destek bekleyen değil, kendi kaynaklarını ortaya koyan bir konuma geldiğini gösteriyor” dedi.
Taahhütleri gerçekleştirmek kritik önem taşıyor
Prof. Dr. Barbaros Gönençgil, “İlk anda etkileyici ve umut verici bir tablo görülüyor ama açıkçası ‘Yeterli mi?’ sorusu da akla geliyor. Evet, 6,4 milyar dolar büyük bir para ve 104 ülkenin bir araya gelip bu kadar kapsamlı taahhütlerde bulunması önemli, özellikle sürdürülebilir mavi ekonomi ve balıkçılık gibi alanlara ayrılan kaynaklar gerçekten dikkat çekici. Okyanusların karşı karşıya olduğu büyük sorunların üstesinden gelmek için bu rakamlar başlangıçtan öteye geçemiyor ‘yeterli’ olduğunu söylemek zor” dedi.

