Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma üzerine sunulan araştırma önergesi, AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edilmedi. 29 Nisan 2026 tarihinde toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, sosyal medyanın 15 yaş altındaki kullanıcılara kapatılması ve kadınların doğum izin sürelerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına yönelik düzenlemeleri içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin ikinci bölümünü görüşmeye devam etti.
Kanun görüşmesi öncesinde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Demokrasi ve Progressif Parti (DEVA) ayrı ayrı Gülistan Doku’yu kapsayan araştırma önergesi sundu. CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, ilk olarak Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’nun Meclis’e iletmek istediği mesajı okudu.
Karaca, “Meclis’ten yalnızca bir şey istiyoruz. Kardeşimin bir mezar taşına kavuşabilmesi için… Bu mesele sadece Doku ailesinin değil, Türkiye’nin bir meselesi haline gelmiştir. Gülistan Doku’nun kayboluşunun aydınlatılması için bir araç olmasına çok seviniriz. Lütfen, burada bulunan 600 milletvekili bu önergeye ‘evet’ desin ve Türkiye, Gülistan Doku gibi kayıplarla bir daha gündemini meşgul etmesin” dedi.
Konuşmasına devam eden Karaca, bu meselenin önemine vurgu yaptı ve 2022 yılında yaşanan olayları hatırlattı. “O dönemde yaptığımız araştırmalarda, gözaltına alınan her bir şüpheli hakkında ‘soruşturulmalı’ dedik. Ancak, bu durumun üzerinden yıllar geçmesine rağmen adalet sağlanmadı” diye ekledi.
Karaca, Ulusal Kriminoloji Raporu’na ve delil eksikliğine de dikkat çekerek, “Bir intihar iddiası yok, bu bir ışıltıdır. Ancak, bu dosyada hala ‘intihar’ deniliyorsa, soruyorum: Neden? Neden cinayet şüphesini gündeme getirmediniz?” şeklinde eleştirilerde bulundu.
Ayrıca, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı olduğu öne sürülen bir kişinin dijital materyallerinin incelenmesiyle ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. “Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderilen bu materyal hakkında bir buçuk yıl boyunca hiçbir işlem yapılmadı. Ancak ikinci incelemede birçok suç unsuru tespit edildi. Burada bir soru işareti var. Delil yok denirken, nasıl olur da suç unsurları bulunur?” dedi.
Karaca, hastane kayıtlarının neden Emniyete teslim edilmediğini de sorguladı ve yaşanan olayların soruşturulması için gereken adımların gecikmesini eleştirdi. “Ya da olaydan iki gün sonra 155’i arayıp üniversitedeki kameraların yönünü değiştirmelerini isteyen bir kişinin durumu ne olacak?” diyerek dikkat çekti.
Bu gelişmeler ışığında, Gülistan Doku’nun durumu ve soruşturmanın seyrinin adalet arayışının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.